Basbakan Yildirim’in Burdur 6. Olagan Il Kongresi’nde yaptigi konusmanin tam metni
Çavdır burada mı? Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni, Yeşilova hepinizi; sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Göller diyarı, cennet Burdur’a selam olsun. Sizlere milletin adamı, liderimiz, Cumhurbaşkanımızın selamını iletiyorum. Değerli kardeşlerim, dün Edirne’deydik, Kırklareli’deydik büyük bir coşku, büyük heyecanla orada kardeşlerimizle buluştuk, Kongremizi yaptık. Oradan Kırklareli’nden, Edirne’den de kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın size selamını getirdim. Bugün de kucaklaşmak için, hasret gidermek için buradayız beraberiz. Ne diyor istiklal şairi; Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem de tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale.
Diyen istiklal şairimizi rahmetle, minnetle anıyorum mekanı cennet olsun. Sizin hemşeriniz, ama Türkiye Cumhuriyetinin istiklali için, istikbali için hayatını ortaya koymuş bir şairimiz, bir değerimiz.
Değerli kardeşlerim, evet bugün Burdur Kongremizi yapıyoruz. Burada Burdur’da sözlerimin başında bugüne kadar hizmet eden bu bayrağı gururla taşıyan yükseklere çıkaran Süleyman Başkanımıza çok teşekkür ediyorum huzurlarınızda. İşte AK Parti bu bayrağı devir alan İl Başkanımız Volkan kardeşimize de teşekkür ediyorum. AK Parti’de değerli yol arkadaşlarım, bayrak değişimi o bayraklı koşulara benzemez. Bayrağı veren biliyorsunuz atletizmde kenara çekiliyor, bayrağı alan yola devam ediyor. Bizde bayrağı veren de, bayrağı alan da hız kesmeden yola devam ediyor işte gördüğünüz gibi. Evet, sizler Burdur olarak her daim milli iradeyi sonuna kadar savundunuz. Demokrasiye, çok partili hayata geçtiğimiz günden beri Burdur tercihini hep milletten yana yaptı, hep demokrasiden yana yaptı. Burdur tek parti zihniyetini asla benimsememiş her zaman hukukun yanında, adaletin yanında yer almıştır. 2001 yılında millet iradesinden doğan 2002’de iktidara getirdiğiniz AK Parti 15 yıldır bu ülkeye, güzel Türkiye’ye hizmet ediyor siz de destek olmaya devam ediyorsunuz. Her seçimde AK Parti’ye, onun liderine, Recep Tayyip Erdoğan’a desteğinizi arttırarak devam ettirdiniz Allah sizden razı olsun, teşekkür ediyorum.
En son seçimde 1 Kasım’da yüzde 51’le yine AK Parti dediniz. Hatta üçüncü milletvekilliğini de az bir oyla alamadık, ama buradan bu kongre salonundan Burdur’dan söz istiyorum, 2019’da 3’te 3 yapmaya hazır mısın? Yeni bir destan yazacak mısınız? Maşallah maşallah Burdur işi bitirmiş. Başkan iş sana düşüyor artık, Allah işini gücünü rast getirsin, Allah yolunu açık etsin, kolay etsin.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Burdur yüzde 54’le Recep Tayyip Erdoğan dedi milletin adamını Cumhurbaşkanı seçti. Değerli kardeşlerim, milli iradeye Burdur hep sahip çıktı. Milli iradenin kesintiye uğramasına yönelik her girişime karşı koydunuz. Bu Burdur’un onurudur, gururudur sizlerle gurur duyuyoruz. (“Burdur seninle gurur duyuyor” sesleri) Biz sizlerle gurur duyuyoruz.
Buraya gelirken salona gelirken dışarıda salondan daha fazla kardeşimle beraber olduk. Onlar niye dışarıdalar? Çünkü bu salon onların girmesi için yeterli değil. Ama bir daha ki toplantımızı 3500 kişilik yeni salonda yapacağız muhteşem bir toplantı yapacağız. O salonumuzda bitmek üzere inşallah yakın zamanda sizlerin hizmetine sunmuş olacağız.
Değerli Burdurlular, sevgili kardeşlerim, evlere şenlik bir Ana Muhalefet Partimiz var. Allah böyle Ana Muhalefet Partisini kimseye nasip etmez bu yüzden dolayı biz rahatsız değiliz, çünkü memleketin meseleleriyle bir işleri yok. Onlar boş işlerle, boş laflarla vakit geçiriyorlar. İşleri güçleri AK Parti ne yaptıysa onu kötülemek, AK Parti ne dediyse tersini söylemek. Zaten Meclis’te temsilcileri de söyledi sır değil. Siz dünyanın en güzel işini de yapsanız biz beğenmeyiz kardeşim millet bize bunun için yetki verdi diyorlar. İşte Ana Muhalefet Partisinin siyaset anlayışını bundan daha iyi hiçbir şey özetleyemez. Siyaset beyaza siyah demek değildir, siyaset doğruları takdir etmek, yanlışları da tenkit etmektir. Ama maalesef bizim Ana Muhalefet Partimiz henüz o siyasi ergenliğe ulaşamadı, ama elbet bir gün olur.
Efendim.
BİR VATANDAŞ- …
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Doğru, herkes ne gördüyse ustasından onu icra ediyor doğru haklısın, ceddine rahmet.
Evet, şimdi işleri güçleri gittikleri yerde Türkiye’nin aleyhinde konuşuyorlar. Hatırlayın Almanya’ya gitti Sayın Kılıçdaroğlu ne dedi? Türkiye’ye gelmeyin güvenli değil, böyle bir şey olabilir mi? Bir Türk vatandaşı bırak siyasi parti başkanı, memleketini yabancılara şikayet edebilir mi? Yakışır mı? Hiç bunlar maalesef siyaset yapacağım diye, AK Parti başarısız olsun diye her şeyi yapıyorlar. Ama ne yaptı Almanlar? Almanlar onun söylediğine inat Türkiye’ye akın akın geldiler. Bugün elhamdülillah 31 milyona ulaştı Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı bir rekora ulaştı. Mevlüt Bey, 32 oldu diyor öyle mi? Tabi Dışişleri Bakanı olduğu için işi gücü bunları saymak. Kim geliyor, kim gidiyor birde Antalyalı üstelik de Yörük Ağası. Şimdi yanında oturanını da unutmayalım bak o da Denizli’nin horozu diyelim hadi. Onun işi de ekonomi o da hesap makinesi, kağıt, kalem elinde nereye ne satacağız diye uğraşıyor. Bu sene inşallah ihracatta rekora gidiyoruz rekora. 156,5-157 milyar dolarlık ihracatı yakalayacağız. Ne diyorlardı? Türkiye darbeden sonra artık belini doğrultamaz yazık oldu Türkiye’ye. Ekonomisi ayağa kalkmaz, efendim işleri yoluna girmez, bu darbeden sonra Türkiye artık iflah olmaz diyenler bugün utancından girecek delik arıyorlar. Neden? Çünkü Türkiye bunların dediklerinin tam tersini yaptı. Türkiye büyümede 2017 üçüncü çeyreğinde dünyanın bir numarası oldu bir numarası Türkiye’ye de bu yakışır.
Amerikan Başkanı çıktı ben Kudüs’ü İsrail’in baş şehri yapıyorum böyle de bir kibirli imza atarak kocaman bir imza atarak işi halledeceğini zannetti, ama Ankara’dan bir ses yükseldi Kudüs bizim kırmızıçizgimizdir dedi. Ve İslam ülkeleri devlet başkanlarını, hükümet başkanlarını acil toplantıya çağırdı Cumhurbaşkanımız orada bütün dünyaya ilan ettik dedik ki, Doğu Kudüs Filistin’in baş şehridir, Filistin Devleti mutlaka bütün dünyada tanınmalıdır. Allah’a şükür ondan sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bizim Dışişleri Bakanımız dahil olmak üzere büyük gayretler gösterildi ve nihayet orada tek taraflı alınan bu karar kınandı geçersiz sayıldı. Ne diyordu Cumhurbaşkanım? Dünya 5’ten büyüktür başından beri söylüyor. Ama Birleşmiş Milletlerdeki bu Kudüs oylamasında bir şey daha gerçekleşti dünya birden büyük olduğunu bütün dünyaya gösterdik. Evet, şimdi inşallah Kudüs Doğu Kudüs’ün baş şehri olduğu Filistin Devleti tanınacak, daha fazla tanınacak artık yarım asırdır devam eden bu sorun inşallah geride kalacak. Çünkü dünyanın kahir ekseriyesi Avrupa ülkeleri, İslam ülkeleri, Uzak Doğu’su, Latin Amerika’sı, Orta Asya’sı herkes böyle istiyor. Diyor ki, bu sorun artık bitsin, Filistinliler çok çile çekti artık bu çile sona ersin. Bunun içinde inşallah çalışmalarımızı Türkiye olarak sürdüreceğiz.
Değerli kardeşlerim, Türkiye bir yandan gelişmesini, kalkınmasını sürdürürken diğer yandan da bölgede var olan anlaşmazlıkları gidermek için çok önemli inisiyatif kullanıyor, gayret gösteriyor. İşte Suriye’de devam eden 7 yılı bulan iç savaş, karışıklıkları sona erdirmek için Rusya’yla, İran’la inisiyatif aldık ve çatışmasızlığı önemli ölçüde sağladık. Bundan sonraki adım kalıcı barışa erişmek, yani Suriye’de teröre bulaşmamış olan bütün grupların, bütün etnik yapıların içinde yer alacağı bir Suriye’nin toprak bütünlüğünü gözeten yeni bir hükümetin kurulması artık kalıcı barışın sağlanması. Milyonlarca insan çok büyük çile çekti 1 milyona yakın insan bu iç savaşta, karışıklıkta hayatını kaybetti, milyonlarcası evini, barkını terk etmek zorunda kaldı. Türkiye burada da boş durmadı 3,5 milyon kardeşimize bağrımızı açtık, soframızı açtık, ekmeğimizi paylaştık. Türkiye kendine yakışanı yaptı, ama Ana Muhalefet Partisi bunu da istismar etmeyi ihmal etmedi. Bizim geleneğimizde insanlık var, bizim geleneğimizde darda zorda olan insanlara yardım etmek var. Ne dedi? Efendim bunlara ne kadar para harcıyorsunuz? Durmadı ben gelirsem bunların hepsini geri göndereceğim dedi. Zaten gelemeyeceğin için konuştukların da boş konuş dur ne olacak?
Evet, gönüller diyarı Burdur’un güzel çalışkan insanları 15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir dönüm noktasıdır, ikinci Kurtuluş Savaşıdır ikinci kurtuluş mücadelesidir. 15 Temmuz’da sizler 81 milyon vatan evladı alçaklara karşı göğsünü siper etti Ay Yıldızlı bayrak inmedi, ezanlar dinmedi alçaklara yol vermediniz. 2500 şehit verdik bu şehitlerden biri de Burdur’un evladı Akif Altay Allah mekanını cennet eylesin, bütün şehitlerimizin Allah mekanını cennet eylesin. Ankara Gölbaşı’ndaki özel harekatta bombalama sonucu şehit oldu, 2193 kardeşimiz gazi oldu. Mevla’m bütün şehitlerimize vatan savunması için, Ay Yıldızlı bayrağımız için hayatını seve seve veren bütün kardeşlerimize rahmet eylesin, mekanları cennet olsun, gazilerimize hayırlı, uzun ömürler nasip etsin.
Evet, bildiğiniz gibi değerli kardeşlerim, son günlerde bir tartışma var önüne gelen konuşuyor, hani derler ya ağzı olan konuşur. Şimdi neymiş? Efendim, biz bir düzenleme yapmışız vatandaşları korumaya almışız. Ne yapacaktık darbeye karşı alçakların karşısına hayatını koyan insanları siz niye buraya geldiniz de bu darbeyi önlediniz mi diyecektik? Bunlar bakın açık bir şey söylüyorum, Burdurluların güzel bir lafı var, güttüğü üç keçi, ıslığı dağı taşı deldi geçti, bu Kılıçdaroğlu’nun ki de tam buna benziyor. Neymiş efendim, darbeye direnen vatandaşlar koruyan kanun çıkardınız ne var bunda? Yani bir daha darbe girişimi olursa vatandaşlar sokağa çıkmasın mı, memlekete sahip çıkmasın mı? Niye geldiniz darbe olsaydı, başarılı olsaydı onu mu istiyorsunuz? Sayın Kılıçdaroğlu şunu iyi öğrenmen lazım: Türkiye’yi işgal etmek isteyenlere Türkiye’nin anayasal düzenini ortadan kaldırmak, Meclisi bombalamak, Hükümeti alaşağı etmek, kurumları silah zoruyla ele geçirmek isteyenlere direnmek bir görevdir, bir meşru müdafaadır Türk milleti de bunu en güzel şekilde yapmıştır, bu milletin bir ferdi olmaktan büyük bir gurur duyuyorum, bahtiyarlık duyuyorum. Ne diyor, sevgili Burdurlular ne diyor? Diyor ki, komutanın emri tartışılmaz şartsız şekilsiz yerine getirilir. Eğer komutanı emrini tartışmaya açarsınız orada askerlik bitmiştir. Kılıçdaroğlu, bu normal şartlarda olan bir şey darbe için geçerli değil. Kanunsuz emir veren o emir ülkeyi yıkmaya yönelikse ona karşı çıkan emre uyan değil o bir kahramandır. İşte 15 Temmuz gecesi o karara eğer bakın gençler AK gençlik iyi dinleyin, bu zihniyet darbeci zihniyettir. Darbeci komutana itaat edeceksin ve suç işlemesine rıza göstereceksin. Yine bu zihniyete göre o gece amirlerinin emrini dinlemeyerek vatandaşa kurşun atmayan asker suç işlemiş oluyor bunlara göre öyle. Niye? Emre itaatsizlik etti. Emir ne? Git vatandaşı öldür, ateş et. O da dedi ki kardeşim, ben vatandaşıma silah çekmem, ona kurşun atmam senin bu emrin benim için yok hükmündedir işte bizim yaptığımız bu kahramanları korumaktır. O darbecilerin üzerine giden, tankların üzerine çıkan, darbecileri derdest edip emniyete teslim eden kahraman vatandaşlarımızı korumak için kanun çıkardık, buna kim itiraz ediyorsa bizim için darbecilerle farkı yoktur bu kadar açık söylüyorum.
Evet, değerli kardeşlerim onun için bu mesele çok açık ve seçiktir hiç kimse sağa sola çekmesin. Biz bunu daha ilk günden kamu görevlileri için aynı düzenlemeyi yapmışız. Efendim, asker için, vatansever askerler için yapmışız, emniyet güçleri için yapmışız, kamu görevlileri için yapmışız 1,5 yıl geçmiş aynı laflarla, aynı kelimelerle darbeye karşı koyan siviller, vatandaş için de yapmışız orada hemen patırtı kopuyor 1,5 senedir neredeydiniz kardeşim? Eğer böyle bir şey yanlışsa orada tek değişen kamu görevlisi yerine, sivil vatandaş diyor. Dolayısıyla, hukuki düzenlemede hiçbir sorun yok, hiçbir belirsizlik yok düzeltmeyi gerektirecek bir durum da yok. Ama mesele iş yapmak değil, vatandaşın sorununu çözmek değil, vatandaş üzerinden polemik oluşturmak, siyaset yapmak ve böylece akılları sıra vatandaş bir daha darbe işine filan hiç ilgilenmesin, karışmasın darbecilerin ekmeğine yağ sürülsün. 81 milyon vatandaşımızın hukukuna sonuna kadar sahip çıkacağız yağma yok.
Değerli kardeşlerim, AK Parti teşkilatları, AK gençler, AK kadınlar Türkiye’nin birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin güvencesidir. Bizim birliğimiz milletin birliğidir. Genel Başkanımız, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde yol alarak milletin emanetine asla zarar getirtmeyeceğiz. Allah’ın izniyle bu kutlu davaya hizmet yolunda muhabbetimizi, sevdamızı daha da büyüteceğiz. Sen, ben davası gütmeyeceğiz. Bayrak değişimlerini hizmet yolunda yenileme olarak göreceğiz. Yenilenmeye, tazelenmeye hep katkı sağlayacağız. Yorulmayacağız, yılmayacağız, durmak yok durmak yok durmak yok diyerek bu yolda kararlı adımlarla yürüyeceğiz. Bu kervanı durdurmak isteyen Türkiye düşmanlarını asla sevindirmeyeceğiz. 15 yıl canla başla çalıştık Türkiye’yi büyüttük, itibarını yükselttik. Bugün Türkiye hem dünyada, hem de bölgesinde sorumluluk üstlenen önemli bir ülke haline geldi. Bölge barışının sağlanması için her türlü desteği sağladık. Az önce bunlardan bahsettim zulüm altındaki Arakanlıları bile düşündük, onları bile ihmal etmedik. Dünyanın öbür ucunda bir insanlık zulmü bir insanlık kıyımı yaşanıyor ona da dikkati biz çektik dünyanın gündemine getirdik ve şimdi inşallah onların memleketlerine dönmesi için gereken çabaları da Dışişleri Bakanlığımız gösteriyor.
Değerli kardeşlerim, evet şimdi bu meseleleri bırakalım biraz daha Burdur’a bakalım bunlar bitmez. Burdur Siz salebi buraya getirinde içelim canım. Bucak’a yine geliriz. Şimdi buradan Isparta’ya gideceğiz biliyorsunuz. Isparta’da da kardeşlerimiz bizi bekliyor onun için Bucak’ın salep davetini başımız gözümüzü üstünde kabul ediyoruz. Başka bir zaman inşallah oraya geliriz o işi de hallederiz.
Şimdi değerli kardeşlerim, Burdur’a 15 yılda 6 milyar, 6 katrilyon yatırım ve destek sağladık helali hoş olsun Burdur daha fazlasını hak ediyor. Burdur’da 2002 yılında sadece 15 milyon dolar ihracat yapılıyordu, şimdi ne kadar bir tahmin edin bakalım? Kaç? Çık çık 180 milyon 15 milyondan, 180 milyona ihracatı çıkmış. Ne kadar zamanda? 15 yılda. 15 milyona ne kadar zamanda gelmiş? 80 yılda. 80 yılda geldiğinin demek ki 12 katı daha fazla ihracat yapmış bu büyümedir, bu kalkınmadır, bu ekonomik gelişmedir. Demek ki, Burdurlu benim kardeşlerim çalışıyor, üretiyor, refahı sağlıyor Allah sizden razı olsun. Kadınlarımızdan, gençlerimizden, beylerimizden hepinizden Allah razı olsun.
Burdur’a 15 yıl içinde 1032 derslik yaptık, 6 bin bilgisayar gönderdik, 2006’da Mehmet Akif Ersoy Üniversitesini kurduk mu? 32 bin öğrencisi var Burdur’da Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinin neredeyse orta ölçekli bir ilçe kadar nüfusa erişmiş. Üniversitemiz bölgesel kalkınma için ihtiyaç duyulan alanlardan hayvancılık, hayvancılığa dair dayalı sanayinin geliştirilmesi alanında ihtisas üniversitesi olarak belirlendi pilot bir projeyi bu üniversitede uygulayacağız. Burdurlulara sizin beklediğiniz diş hekimliği fakültesini tamamladık hizmete açtık hayırlı uğurlu olsun. Ağlasun ağlamasın evvel Allah hep beraber daha güzel günlere gidiyoruz.
Açtığımız yeni öğrenci yurtlarıyla kapasiteyi 1700’den 5 bine çıkarttık. Burdur Merkez’e, Bucak’a, Gölhisar’a gençlik merkezi yaptık hizmete sunduk. Bu gençlik merkezlerinde 20 bine yakın gençlerimiz kendilerini geliştiriyorlar birçok alanda faaliyet görüyorlar. Buradan ülkemiz gençlerinin her birine sevgilerimi, selamlarımı gönderiyor onların gözlerinden öpüyorum. Gençlerimiz bugünün de teminatı, yarının da teminatı, geleceğimizin de teminatıdır. Ama bu Kılıçdaroğlu ha gençlerin de 18 yaşında seçilmesine karşı çıkmıştı unutmayın. Bu konudaki anayasa değişikliğine hayır dediler, referandumda da kapı kapı gençlerin siyasete girmesine, aday olmasını, belediye başkanı, meclis üyesi, muhtar, milletvekili olmasına karşı çıktılar. Bunların gençlikle ilgili söyledikleri laftan ibaret, hadi icraat deyince ortada yoklar. Ama gençler Burdur’un gençleri bunu bir kenara yazdı 2019’da önünüze gelince bunlar onlara lütfen hatırlatın siz 18 yaşında seçilmeye karşı çıkmıştınız değil mi? Şimdi neye geldiniz? Eyvallah Allah sizden razı olsun.
15 yılda 17 tane sağlık tesisi yaptık hizmete aldık. 9 sağlık tesisiyle yapımı devam ediyor kısa zamanda bitirip Burdurluların hizmetine vermiş olacağız. Binaları yapmak yetmez o binaların içini de en iyi cihazlarla donatmak aynı zamanda da hekim sayısını arttırırsanız bir anlam ifade eder. Burada ne yapmışız? Burdur’da 2002’de 97 tane uzman hekim vardı koskocaman Burdur’da. Bugün ne kadar var biliyor musunuz doktor sayısı? 97’den 400’e çıkmış 400. Sağlık olsun demekle sağlık olmuyor, gereğini yapmak lazım 4 kattan fazla artmış. Bir tane acil 112 istasyonumuz vardı Burdur’da koca Burdur’da bir tane 112 acil. Şimdi ne kadar var? Tam 20 tane 20. İşte AK Parti farkı bu. Türkiye’nin en gelişmiş hayvan hastanesini de Burdur’a kazandırdık. Sadece insanlarımızın sağlığı değil, hayvanlarımızın da sağlığı bizim için önemli. 2003 yılına kadar Burdur’da ne kadar bölünmüş yol vardı? Şu Burdur’un şehir girişi bile bölünmüş yol değildi. Şimdi baktım şehir boydan boya sıcak asfalt kaymak gibi pırıl pırıl olmuş. Belediye mi yaptı zannediyorsunuz? Nerede o günler? AK Parti yaptı AK Parti, Hükümetiniz yaptı. Belediye yapmıyor diye bana ne diyecek halimiz mi var? Bu şehir içidir belediyenin içidir diyecek halimiz mi var? Yapmazsa biz de gereğini yaparız yaptık tertemiz şehir içi pırıl pırıl yumurtayı koysan bir uçtan bir uca gider. Sadece Burdur’da 41 kilometre bölünmüş yol vardı. Bunun üzerine ne kadar yaptık biliyor musunuz? Tam 205 kilometre bölünmüş yol yaptık. 41 kilometrenin üzerine 205 kilometre daha koyduk şu anda 248 kilometre Burdur’da bölünmüş yol var. Bizim Bayram Özçelik emektardır başından beri yol arkadaşımız. Mehmet Alp’te vardı o zaman Mehmet Alp’le beraber başımın etini yediler. Şu Çavdır, Tefenni, Karamanlı yolunu ne zaman yapacaksın diye. Geldim o yolu beraber dolaştık baştan sona gezdik vallahi inatla bir murat dediler sürekli takip ettiler ve şimdi de o yolu da bitirmek üzereyiz dolayısıyla Burdur’a Fethiye’ye oradan doğrudan geçiş olacak yeni bir koridor. Ayrıca Korkuteli’nden Antalya’dan buraya gelirken ne kadar zorluk çekiyordunuz değil mi? O Korkuteli’nin dağlarını, kayalarını nasıl bir bir indirdik orayı da hallettik. Şimdi sizin gene bir lafınız var diyorsunuz ki, çekemedim Akça kızın göçünü, yol ver bana Çubukbeli geçeyim. Şimdi Çubukbeli’ni de tünelle geçiyoruz hayırlı, uğurlu olsun.
Evet, daha önemli bir şey söylüyorum büyük müjde. Eskişehir-Kütahya-Afyonkarahisar’dan gelen hızlı tren Isparta-Burdur’un arasından Antalya’ya iniyor hayırlı, uğurlu olsun. Hem Antalya’ya hem Isparta’ya hizmet edecek hem Burdur’a hizmet edecek projeleri devam ediyor. Burdur ilimiz bir taraftan Ankara-İstanbul hızlı trenine bağlanırken, bir yandan da Antalya trenine bağlanmış olacak. 57 bin dönüm araziyi sulayan Karaçal Barajı dahil 12 adet baraj inşa ederek Burdur’un kalkınmasında önemli bir mesafe aldık. Baraj deyince akla ne geliyor? Duymadım? işte Veysel Eroğlu’da burada. Eğitim deyince ne aklınıza geliyor? İsmet Yılmaz o da burada. Evet, değerli kardeşlerim bu barajlar sayesinde 560 dönüm araziyi bereketle, suyla buluşturduk. Böylece Burdurlu çiftçilerimizin kazancına bereket geldi ve bu sayede 326 milyon ilave zirai gelir sağlandı. Son 15 yılda 19 sulama tesisini de hizmete aldık. Ayrıca 114 adet taşkın koruma projesini bitirdik derelerden sel gelip taşmaması için oralarda tahkimat yapıldı emniyet alındı. Burdur’da arıcılığı geliştirmek organik bal üretimini sağlamak için 5 tane bal ormanı kurduk bal ormanı. Bal ormanı da Veysel Hocanın icadıdır ha onu da bilin. Burdur doğalgazla tanıştı mı? İşte o kadar. Temiz yakıt, rahat, konforlu odun, kömür, is, soba temizliği yok. Hükümetimiz döneminde Burdur’a tam 1 milyar hayvancılık ve tarım desteği gerçekleştirdik helali hoş olsun. Burdur üreten tarımda hayvancılıkta yüzümüzü ak eden bir ilimiz. Her şey Burdur’a yakışır, Burdur’a hizmet bizim işimiz.
TOKİ marifetiyle bugüne kadar 2500’ün üzerinde konutu yaptık teslim ettik, 438 tanesi de inşa ediliyor yakında tamamlanacak. Burdur’da yarım yamalak bir tane OSB vardı yani organize sanayi bölgesi açılmış yarım. İki tane şu anda kaç tane var? 3 tane organize sanayi bölgemiz var. Burdur İl OSB yapımı da devam ediyor. 300 yataklı aslında daha fazla 400, 475 kapasiteli Burdur Devlet Hastanesinin de ihalesini yakında yapıyoruz hayırlı, uğurlu olsun. Üniversite bünyesinde süt teknoloji araştırma merkezi kuruyoruz çünkü Burdur sütçülüğünde aynı zamanda merkezi. Burdur sadece göller merkezi değil bu projeyle beraber Teke yöresinin süt alanındaki araştırma, geliştirme projeleri gerçekleştirecek. Açıkçası Burdur’a yaptığımız yatırımları yapacaklarımızı tek tek saymaya kalksam zaman yetmez. Onun için burada kesmekte yarar var Isparta’ya da geç kalmayalım. Ama bir iki hususu da bu vesileyle ifade etmek isterim.
Bozkurt Depremevler Mahallesinde kentsel dönüşüm projesini başlatıyoruz hayırlı, uğurlu olsun. Birde Burdur’un içme suyu mevzusu var biliyorsunuz. Burdur’un içme suyunun kalıcı olarak çözülmesi için yine Orman ve Su İşleri Bakanlığımız gerekli çalışmayı yapıyor bu mesele de hallolmuş olacak hayırlı, uğurlu olsun.
Sevgili kardeşlerim, değerli yol arkadaşlarım, bir yılı daha geride bırakıyoruz bugün senenin son günündeyiz. Yarından itibaren 2018’e giriyoruz merhaba diyeceğiz. Yeni yıla, yeni umutlarla, yeni heyecanlarla huzur, barış, kardeşlik içinde inşallah girmeyi Mevla’m nasip eylesin. 2017’de gerek bölgede, gerek Türkiye’de yaşanan birçok olay oldu. Güzel olaylarda oldu, üzücü olaylarda oldu, iyisiyle kötüsüyle bir yılı geride bırakıyoruz. Ama 2017’ye genel olarak baktığınız zaman Türkiye büyümesini sürdürmüş bir yıl içerisinde 1 milyon 400 bin vatandaşına iş bulmuş ayrıca uzun süredir gündemde olan taşeron meselesini de halletmiş olarak giriyor hayırlı, uğurlu olsun. 2017’de birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun, yeni yılda huzur içinde yaşamaya, sorunlarımız çözmeye, demokrasimizi daha da güçlendirmeye devam edeceğiz diyoruz. Ve şimdiden size bir söz almak istiyorum gençler, evet üst geçit Burdur’da iki tane üst geçit bitti o da yapılır merak etmeyin.
Evet, değerli kardeşlerim hazır mı Burdur hazır mı? 2019’da yeni bir tarih yazmaya var mı? Ana kademe hazır mı? Gençler hazır mısınız? Kadınlarımız, AK kadınlar hazır mıyız? Mahalle temsilcileri, delegeler hazır mısınız? sağ olun, var olun.
Evet, bu duygu ve düşüncelerle Kongremizin hayırla vesile olmasını Mevla’mdan niyaz ediyorum. Hepinizi bu duygu ve düşüncelerle kalpten selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun, bahtımız açık olsun Allah’a emanet olun.
Sağ olun, var olun değerli kardeşlerim.