Basbakan Yildirim’in Siyaset Akademisi açilisinda yaptigi konusmanin metni
81 ilimizdeki bütün teşkilatımızı da bu vesileyle selamlıyorum.
Bugün Siyaset Akademisinin 18. dönemini başlatıyoruz. Bu yeni dönemin siyaset hayatımız, partimiz ve ülkemizin geleceği için hayırlı uğurlu olmasını Yüce Mevla’mdan niyaz ediyorum.
Partimizin siyasi kimliğine güvenen ve burayı bir okul gibi görerek siyaset akademisine gelen gençlerimize de başarılar diliyorum.
AK Parti Siyaset Akademisi, dünyanın en büyük insan kaynağı projelerinden biridir. Bu akademide genç kardeşlerimiz insanı merkeze alan bir siyasetin, demokrasi kültürünün, hak ve özgürlüklerin esasını öğreniyor, bunlarla teçhiz oluyor. İnanıyorum ki bu sıradan geçen birçok genç kardeşimiz hızla gelişen ve değişen aydınlık Türkiye hedefimize önemli bir katkı sağlayacak. Türkiye’nin liyakat ve tecrübeye olduğu kadar siyasette yeni ufuklar kazandıracak genç siyasetçilere de ihtiyacı var.
Ülkemizin birikimli, donanımlı, değişimi iyi okuyan, özgüveni yüksek projeler geliştiren dinamik, genç zihinlere ihtiyacı var. İşte siyaset akademisi de bunun için var. Bu akademide Türkiye’nin gelecek siyasi kadroları, gençlerin ülkemize, milletimize kazandırılması hedefleniyor. Allah ülkemize ve milletimize hizmet etmeye azmeden bütün kardeşlerimizin yolunu açık etsin.
Değerli arkadaşlarım; tarih 14 Ağustos 2001, bu tarihin önemini hepimiz çok iyi biliyoruz. AK Parti olarak kuruluşumuzu millete ilan ettiğimiz gün. Dile kolay bu yılın Ağustos’unda, önümüzdeki Ağustos’ta tam 17 yılı geride bırakmış olacağız. Bu zaman zarfında AK Partililer olarak daima siyasette eğitimin, donanımın her zaman gereğine ve önemine inandık.
Siyaset Akademisi 2008 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız öncülüğünde resmen faaliyete başladı. Ancak ondan önce de AK Parti bünyesinde eğitim çalışmalarımız devam etti. Ben hatırlıyorum, parti kurulduktan sonra Anadolu’nun her bir ilinde eğitim çalışmalarına başladık. 2001 yılında Trabzon’da görevlendirildim ve ilk dersi orada verdim. Oradaki kardeşlerimiz de o zaman benim kadar heyecanlıydı. Şimdi salona bakıyorum ve ne mutlu bize diyorum. Ne mutlu bize ki Türkiye’nin geleceğini aydınlatmak hedefiyle çıktığımız bu yolculuğa ilk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla devam ediyoruz. Bugüne kadar belki de başka hiçbir siyasi hareketin elde edemediği bir millet desteğine sahip olduk. Daha da önemlisi, zaman içinde milletten aldığımız desteği istikrarlı bir şekilde artırarak bugünlere geldik. 16 yıldır ne bizim millet sevdamız azaldı, ne milletimizin bize desteği azaldı. Bu başarı gücünü ve istikametini milletten alan doğru bir siyaset anlayışının başarısıdır. Bu başarı daha şimdiden tarihe geçmiş güçlü bir liderin ve ülkesine hizmet aşkıyla gece-gündüz çalışan vefakar bir kadronun eseridir.
Bu adalet, bu kalkınma hareketinin lideri Genel Bakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bir kez daha huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum.
Bu harekete gönül veren, katkı koyan bütün yol arkadaşlarımı da aynı şekilde selamlıyorum.
Bugün bu çatı altında millete hizmet için gece demeden, gündüz demeden çalışan bütün kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.
Sayın Genel Başkanım, değerli kardeşlerim; AK Parti milletin sesi olarak doğdu. AK Partinin kuruluşu ülkemiz için, siyasi hayatımız için bir dönüm noktası olmuştur. AK Partiyle birlikte millet iradesi siyasette söz sahibi oldu, iktidar oldu, bu güçle 16 yılda Türkiye bütün alanlarda adeta destan yazdı.
Siyasetimizle, yönetim anlayışımızla ve tabi ki milletimizin büyük desteğiyle Türkiye’yi krizden çıkarttık. Bu sadece partimizin değil, milletimizin adalet ve kalkınma yürüyüşü oldu zamanda. Bu aziz milleti layık olmadığı durumlardan el birliğiyle kurtardık. AK Parti Hükümetleri 16 yılda her alanda değişimi-dönüşümü başarıyla gerçekleştirdi. Bugün üreten, dev projeleri hayata geçiren ve büyük hedefleri olan bir Türkiye var. Çetelerin, darbecilerin, terör sevicilerin değil, milletin sözünün geçtiği bir Türkiye var. Ve nihayet 16 senedir kendini millete, hizmete adamış AK kadrolar var. Türkiye artık istikrar ve güvene sahip büyük bir lükedir.
En yüksek küresel büyüme 160 milyar dolara varan ihracatıyla ülkemiz 2023 hedeflerine emin adımlarla ilerliyor. Dünyada son 10 yılda Sayın Cumhurbaşkanım, yapılan dev projelerin 6’sını Türkiye yaptı. 240 dış temsilcilikle dünyada en çok dış temsilciliği olan 5’inci ülke konumundayız. Yine uçuş ağını 3 kıtaya en hızlı şekilde yayan ülkeyiz. Dış hat seferlerini 121 ülkede 304 noktaya çıkarttık, 304 noktada ay-yıldızlı bayrağımız her gün dalgalanıyor. Bugün dünyanın en yaygın uçuş ağına sahibiz.
Gururla ifade etmek gerekir ki, artık dünya yüzünde Türk Bayrağının dağlamadığı bir yer bulmak gerçekten zor. Latin Amerika’dan Afrika, Uzak Doğu’ya kadar dünyaya açılırken, hiç şüphesiz bölgemizi asla ihmal etmedik. Bugün Suriye’de attığımız adımlar, bölgemizdeki huzurun tesisi için, bölge halkının geleceğini güvence altına almak için atılan adımlardır. Şimdi çok daha ileri hedeflere karlılıkla yürüyoruz. Dostlukları artırmayı, düşmanlıkları azaltmayı dış politikamızın özü olarak kabul ediyoruz. Bölgede bir istikrar adası olmaya, dünyada barışın tesisi, bölgesel refahın yaygınlaştırılması için aktif politika izlemeye devam edeceğiz.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli arkadaşlar; terör bu ülkenin yıllarını çaldı, insanımıza büyük acılar yaşattı. Geleceği inşa etmek üzere yola çıkarken atık terör belasını da bu milletin gündeminden söküp atmak gerektiğinin bilincindeyiz. Mücadelemiz terör tamamen bu topraklardan yok oluncaya kadar durmayacak.
Bazen çözüm süreci diyorlar Sayın Cumhurbaşkanım, buradan müsaadenizle, çözüm-mözüm yok, çözüm terör örgütünün bu topraklardan defolup gitmesiyle, Kürtlerle, Türklerle, Türkmenlerle, Araplarla ay-yıldızlı bayrağın altında yaşayan bu milletin kucaklaşmasıdır, kardeşçe geleceğe yürümesidir, çözüm budur, bundan başka çözüm yoktur.
Bu konuda ne terör odaklarına, ne de onlara destek veren hiçbir güce taviz vermeyeceğiz. Afrin Operasyonu Türkiye Cumhuriyeti olarak teröre asla geçit vermeyeceğimizin bütün dünyaya ilanıdır.
Tekrar ediyoruz, Türkiye’nin hiç kimsenin toprağında gözü yok. Buna karşılık, kendi toprağımıza, istiklalimize, istikbalimize kastedenlere de her zaman hak ettikleri cezayı vermesini biliriz. Bu hareket gücünü aziz milletin duasından, niyazından alıyoruz. Bu operasyon bölgeye barışı ve huzuru geri getireceği gibi, terör örgütlerinin zulmü altındaki Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimizin de kurtulmasına vesile olacak, bu yüzden adı Zeytin Dalı Harekatı. Dün Fırat Kalkanı Harekatıyla Cerablus’a, Bab’a gelen huzur yarın inşallah Afrin’e de gelecek.
Türkiye’yi eleştirenler önce geçmişlerine, kendi ahvallerine bir baksın. Hem teröre gizli ve aşikar destek vereceksiniz, hem de Türkiye’ye ayar vermeye çalışacaksınız, yağma yok, bu tutarsızlıktır, bu yanlış hesaptır, biz bu yanlışın bir parçası olmayacağız. Şartlar ne olursa olsun, Türkiye olarak PKK ve uzantılarıyla, PYD, YPG, DEAŞ, FETÖ gibi terör unsurlarıyla topyekun mücadelemizi sürdüreceğiz.
Dünyada barış ve adalet gerçekten olacaksa, bunun için ülkelerin dürüst ve tutarlı davranması gerekiyor.
Sayın Cumhurbaşkanım, 21. yüzyılda evrensel hakları zincire vuran güçlere rağmen çıkıp dediniz ki, dünya 5’ten büyüktür. Bazı dostlarımız içi boş sözde soykırım iddialarıyla uğraşacağına, Doğu Guta’da yaşanan vahşeti görmelidir. Doğu Guta’da kadınlar, kundaktaki çocuklar katlediliyor. Doğu Guta’da insanlık büyük bir cinayete kurban gidiyor. Dün Kudüs’ü nasıl savunduysak, bugün de Doğu Guta halkının ve mazlumların yanında olacağız.
Türkiye, Suriye meselesinde kalıcı siyasal bir çözümü istiyor, bunun için Rusya’yla, İran’la, zatıalinizin diğer koalisyon ülkeleriyle çok yoğun bir temasınız var, bir gayretiniz var. Mesele konuyu Birleşmiş Milletler’e taşımak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü esas alan, orada yaşayan bütün etnik grupları, silaha, teröre bulaşmamış bütün grupları biraraya getirerek huzuru, istikrarı tesis etmek. Birleşmiş Milletler Genle Sekreteri yeryüzündeki cehennem olarak tanımladığı Doğu Guta katliamı için maalesef uluslararası camia sessiz.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli arkadaşlar; bu yıl ve gelecek yıl ülkemiz için oldukça önemli yıllar olacak. Seçimlere en iyi şekilde hazırlanmak için çalışmalarımızı daha da yoğunlaştırmalıyız. Kongrelerimizi yapıyor, yeni dönem için yenileniyor, güç tazeleniyor.
Biliyorsunuz, Yenikapı ruhunu yaşatan partimiz AK Parti MHP’yle cumhur ittifakı yapma kararı aldı. Türkiye’nin geleceğine, milli iradeye, vesayet odaklarına hayır diyen her vatandaşımız cumhur ittifakını sadığında biraraya gelecek. Cumhur ittifakı 15 Temmuz’da tankların karşısına dikilen demokrasi gönüllülerinin hissiyatını temsil ediyor. Cumhur ittifakıyla inşallah Türkiye’nin önüne çıkarılan engelleri de teker teker aşacağız. Cumhur ittifakı sadece iki partinin ittifakı değildir, bu milletin birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin, bağımsızlık aşkının teminatıdır.
Sayın Genel Başkanım, değerli kardeşlerim; milletimiz bizim başımızın tacıdır, bizim kapımız da, gönlümüz de, soframız da herkese açıktır. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da aşkla, şevkle ülkemiz için, milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz’da yeniden dirilişi yaşatan milletimizle yeniden yükselişe geçeceğiz. Milletimiz için, mazlumlar için, ülkemiz için kurduğumuz hayaller de, hedeflerimiz de gittikçe daha büyüyor ve bizim bu güzel ülke için, bu aziz millet için yapacak çok ama çok işimiz var. İşte bunun için ne diyoruz? Durmak yok, yola devam.
Hep birlikte yeni dönemde ülkemizi Cumhuriyetimizin 100. yıl hedeflerine taşıyacağız. Ülkemizin her yanını yeni tren hatlarıyla donatacağız, konforlu otoyolları tamamlayacağız. Dünyanın en büyük barajlarını, enerji santrallerini ve dünyanın en büyük havalimanını inşallah açacağız. En büyük 10 ekonomi arasında yer alma hedefimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Evet, hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye hedefine çok yakınız, inşallah o günleri de liderliğinizde hep beraber göreceğiz.
Bu duygularla sözlerime son verirken, siyaset akademisinin yeni döneminde bütün kardeşlerime başarılar diliyorum.
Emeği geçen ilgili Genel Başkan Yardım ve ekibine teşekkür ediyorum.
Hepinizi sayıyla, sevgiyle selamlıyorum.