Cumhurbaskani Erdogan’in Esenyurt Mitinginde yaptigi konusmanin tam metni
… yapmanın mutluluğu içerisindeyiz. Yarına hazır mıyız? Artık saatler var. Şu 3-4 saati çok yoğun çalışmalıyız, tamam? Hazırız? Sağ olun, var olun.
Yarın akşam inşallah… Bay Muharrem diyor ki, okulların bahçesinde yatın, sandalyede oturun, ben de diyor YSK’nın önünde yatacağım. Hayırdır ya?.. Ha demek ki bu şimdiden kaybettiğini anladı, öyle anlaşılıyor. Ne yapacakmış? YSK’nın önüne gidip kendine göre şimdiden tehdit sallıyor. Bay Muharrem, biz hukuk devletinde yaşıyoruz hukuk. Bu devlet guguk devleti değil.
Bay Muharrem şunu da bil: Biz o CHP zihniyetinin, hatırlayın, açık oy, kapalı tasnifi bu ülkede siz yaptınız. Kime oy veriyor, buna baktınız, CHP’ye oy verip-vermediğine baktınız, ondan sonra da tasnifini siz kendiniz yaptınız. AK Parti iktidarında bugüne kadar 16 yıldır böyle bir şey oldu mu? Olmaz, ama siz yaptınız, yaparsınız.
Biz şu an itibarıyla bütün güvenli olarak her türlü tedbiri aldık. Sandık güvenliği, her sandıkta her partinin temsilcisi var mı? Ee, daha ne konuşuyorsun? Olmayan hiçbir siyasi parti yok. Kaldı ki, 100 metre mesafeydi, kaldırdık onu da, herhangi bir sandık üyesi şu anda kalıp hemen oradaki güvenlik ekibine haberi verdiği anda, söylediği anda, güvenlikçi gelir müdahale eder. Ya biz bunu sağladık, bunu başardık. Sizin geçmişinizde, cemaziyülevvelinizde böyle bir şey var mı? Yok.
Kardeşlerim; sandıkta Esenyurt’ta kim görevliyse, tüm Türkiye’de, şu anda ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum, sandıklarda görevli olan tüm kardeşlerime sesleniyorum, oradaki güvenlik ekiplerine söylediğiniz anda buna müdahale ederler.
Ama ben şimdi milletime, AK Partiye gönül verenlere özellikle sesleniyorum, sakın ha rehavete kapılmak yok ve bütün arkadaşlarınızı, akrabalarınızı alın, sandığa götürün. Buradaki rehavet, Allah muhafaza bizi zora sokar, sakın.
Buradan ben biraz sonra söyleyeceğim, çok daha farklı olan bu reform niteliğindeki… Akşam TRT’yi izlediniz mi? Yeni yönetim sistemini nasıl buldunuz? Türkiye inşallah bu sistemle bir uçuşa geçecek, inşallah muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkacağız. Bu farklı sistemle inşallah diğerlerinin akıllarına bile gelmeyeni biz gerçekleştireceğiz.
Ne diyorlar, parlamenter demokrasi. Ya bunların kafası da basmıyor, nasıl parlamenter demokrasi ya? Anayasa değişikliği yapman lazım. 16 Nisan’da biz anayasa değişikliğini yaptık mı? Yaptık, bu iş bitti. Şimdi yeni bir anayasa değişikliği yapma imkanın var mı? Yok. Parlamentoda böyle bir sayı yakalama imkanın var mı? O da yok, öyleyse neyin değişikliğini yapıyorsun? Milleti aldatıyorlar milleti, ama benim milletim buna aldanmamalı ve artık başkanlık sistemiyle bu yola devam edeceğiz. Bu hazır mıyız? Hazır mıyız? Esenyurt hazır, Türkiye hazır, tamam.
Tabi dün İstanbul’da 7 ilçedeydim, hepsinin selamı var. Bugün de maşallah Esenyurt bambaşka.
Kardeşlerim, biz yola çıkarken ne dedik? Dedik ki, Türkiye’yi 4 sütun üzerinde yükselteceğiz. Bir, eğitim. İki, sağlık. Üç, adalet. Dört, emniyet. Ve bunun akabinde de ulaşım, enerji, tarım, dış politika, bunlarla beraber Türkiye’yi Allah’ın izniyle ilk 10’a yerleştirmenin gayreti içerisinde olacağız.
G-20’ye girdik mi? Girdik ve şu anda Türkiye G-20’nin içerisinde 17’nci ülke, Avrupa’da 6’ncı ülke, bu noktaya geldik. Ya durup dururken gelmedik buralara.
İşte bu yıl bakın tablo ne? Bu yıl, Allah’a hamdolsun, büyümede ilk çeyrekte 7,4’le Hindistan sonra 2’nci sırada yer aldık, OECD ülkeleri arasında bir numarayız, buraya yerleştik. Ya bunlar durup dururken olmuyor. İş bilenin kılıç kuşananın, bunu böyle bilelim.
Ve değerli kardeşlerim; bakınız şöyle bir kısa özet yapayım.
IMF’e bizim 23.5 miyar dolar borcumuz var mıydı? 2013’te bunu sıfırladık mı?
Merkez Bankasının döviz rezervi 27.5 milyar dolardı, şu anda 124 milyar dolar, buraya geldi.
Bunu da geçelim, ihracatımız neydi? 36 milyar dolar, şimdi 162 milyar dolar ihracatımız var. Bu çalışarak oluyor,
Bunlar da bir tarafa, başka? Kardeşlerim, bakınız eğitimde attığımız adımlarda… Şöyle 20 yıl önceye bir gidelim, burada o dönemi yaşayanlar var. Kardeşlerim, kitabınızı alabiliyor muydunuz? ("Hayır" sesleri) Sınıflarımızın hali neydi? Şöyle ön taraflarda küçük çocuklar yok mu? Şöyle geziniyorum, Sen kaça gidiyorsun? 12.
Peki, sizin sınıfta kaç öğrenci var? 32.
Şöyle başka, dolaşalım. Sen kaça gidiyorsun? Lise 1’e. Sizin sınıfta kaç öğrenci var? 29. Bakın, 29-32.
Sizin sınıfta kaç kişi var? 45. Sizin?.. 45.
Şimdi Türkiye ortalaması ne biliyor musunuz? 32’yle Türkiye ortalaması bu civarda geziyor, fakat 15 kişilik sınıflar da var. Bizim dönemde benim sınıfım 75 kişiydi ve İstanbul’da, Anadolu da 100 kişinin üzerinde sınıflar vardı. Değerli kardeşlerim, bakın nereden nereye çektik.
Hedef ne?
Bir, sınıflarımızda öğrenci sayısını azaltmak, niteliği yükseltmek, bunu başardık. Ve şu anda 280 bin derslik 15 yılda yaptık, eğitimi anlatıyorum, 280 bin derslik, 580 bin öğretmen atadık. Ve bununla beraber, artık sınıflarda her yıl okul açıldığında sıraların üzerinde kitapları görüyor muyuz? Görüyoruz. Ücret alınıyor mu? Fakat hatırlayın, 20 yıl önce kırtasiyeciye gider kitabını bile bulamazdın. Kendi dönemimizde bulamazdık. Ve siz şimdi çoğunuz Allahu alem teksir notu nedir diye sorsam onu bile bilmezsiniz. Teksir notu, saman kağıdına makineyle basılır, onları alırdık; bu dönemlerden geliyoruz.
Ve değerli kardeşlerim; şu anda üniversite olan 81 vilayetimiz var. 75 üniversitemiz vardı, şimdi 205 üniversitemiz var. 10 müracaattan mezun olanlardan 1 tanesi üniversiteye girebiliyordu, şimdi onda 10’da 10 girme şansı var, buraya geldik. Bunlar da durup dururken olmadı, imkan hazırladık imkan.
Bir diğer olay, 16 yıl önce üniversite öğrencilerinin aldığı burs, kredi neydi biliyor musunuz? 45 liracık. Şimdi ne alıyor? 470 lira. Master öğrencisi ne alıyor? 2 katı, 940 lira. Peki, doktora öğrencisi ne alıyor? Asgari ücret. Ya bunlar güçlenen, ekonomik olarak yükselen Türkiye’nin rakamları. Ben sizlere Bay Muharrem, Bay Kemal gibi konuşmuyorum.
Ya utanmadan, sıkılmadan ne diyor Bay Kemal biliyor musunuz? 16 yılda ne yaptınız diyor. Ey Esenyurt, ne yaptığımızı siz biliyorsunuz, siz konuşun siz. Yarın sandıkta veriyorsunuz cevabı değil mi?
Bakınız, eğitimde bir özetleme yaptım sizlere, şimdi geliyorum sağlığa. Sağlıkta sorunuz var mı? İstediğiniz hastaneye gidiyor musunuz? İlaçlarınızı rahatlıkla her yerden alabiliyor musunuz? Peki, Bay Kemal SSK’nın başında olduğu zaman alabiliyor muydunuz? Hastanelerin hali neydi, hijyen diye bir şey var mıydı? Yahu sağlam girsen hasta çıkarsın. Bay Kemal öyleydi de onun için. Bunlar zihinsel hasta zihinsel, fiziki olmanın ötesinde.
Ve kardeşlerim; şimdi size burada komşu bir dev şehir hastanesi yapıyoruz, haberiniz var mı? Nerede? Hemen biliyorsunuz Olimpiyat Stadının orada şimdi dev 3300 yatak kapasiteli şehir hastanesini yapıyoruz. Artık bundan sonra sizin bir defa sağlıkta elhamdülillah müracaat edip de inşallah şifa bulamayacağınız yer yok. Hemen buradan arabana biniyorsun doğru şehir hastanesi, otobüse biniyorsun doğru şehir hastanesi.
Bay Muharrem, bu şehir hastanesinden haberi var mı? Bay Kemal, haberin var mı? 16 yılda ne yaptılar diyorlar, gel bu şehir hastanesini bir gör. Ama bunlar dürüst değil dürüst.
Hele hele bir tane de Bayan çıkmış, o ne dese beğenirsin, ben diyor şehir hastanelerine karşıyım. Niye? Bunların diyor paraları nasıl ödenecek diyor? Ya sen para ödeme veyahut da para üretme kabiliyetin yok ki, Ana Muhalefetin zaten hiç yok. Fakat biz 16 yıldır bu ülkede hem milli bütçeyi güçlendirdik, hem kaynakları çeşitlendirdik, işte bütün bu yatırımlar böyle oldu. Biz Marmaray’ı böyle yaptık, Avrasya Tünelini böyle yaptık, Yavuz Sultan Selim Köprüsünü böyle yaptık, Osman Gazi Köprüsünü böyle yaptık, Atatürk Barajının üzerindeki Nissibi Köprüsünü böyle yaptık. Yani biz batıda ne varsa, Güneydoğu’da, Doğu’da aynı adımları attık. Niye? Ayrım olmayacak, bölücülük olmayacak dedik. Burada Adıyamanlı kardeşlerim var mı? Şanlıurfalı kardeşlerim var mı? Nissibi Köprüsü kullananlar oldu mu hiç? Marmaray’ı kullananlar şöyle bir göreyim ellerini. Avrasya Tünelini kullananları da göreyim, elhamdülillah.
Ama şimdi size bir rakam vereceğim, bakın bu çok önemli. O da şu: Kardeşlerim, şu ana kadar, 29 Ekim 2013’te Marmaray’ı açtık ve Marmaray’dan bugüne kadar geçen yolcu sayısı ne biliyor musunuz? 268 milyon yolcu geçti; olay bu.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 26 Ağustos 2016’da açtık, geçen araç sayısı ne biliyor musunuz? 69 milyon araç Yavuz Sultan Selim Köprüsünden geçti.
Avrasya Tünelinden geçen araç sayısı ne biliyor musunuz? 20 Aralık 2016’da açtık, 23 milyon araç da Avrasya Tünelinden geçti.
Bir diğer adım, Osman Gazi Köprüsü, 30 Haziran 2016’da açtık, 13 milyon 384 bin araç da Osman Gazi’den geçti.
Şimdi Bay Muharrem diyor ki, ya diyor Yavuz Sultan Selim Köprüsünün fiyatı bu, birinci köprünün fiyatı bu, ikinci köprünün fiyatı bu, hatta bayramda diyor onlar ücretsiz. Bay Muharrem, ya sen mecbur musun üçüncü köprüden gitmeye? Sen ikiden git, birden git. Ha bunlar pahalı geliyorsa sandalla git, öyle mi? Şöyle bir sandalla küreği çek git. Mantığa bak mantığa, diyor ki; bayramlarda bunların ikisi ücretsiz, Yavuz Sultan Selim ise ücretli, Osman Gazi ücretli. Bay Muharrem, gün ola harman ola, Yavuz Sultan Selim 7 sene sonra devlete geçiyor. Şu anda biz burayı yap-işlet-devret’le ve kamu-özel ortaklığıyla yaptık. Bu bir mantıktır, ekonomik zekadır. Ya sende bu yoksa ne yapayım. Biz bunu G-20 toplantısında özellikle BOT sistemini, BO sistemini, kamu-özel ortaklığı sistemini dünyada en ideal anlamda uygulayan ülke Türkiye dediler ve biz bunun brifingini, konferansını verdik; biz böyle bir ülkeyiz.
Dolayısıyla burada değerli kardeşlerim, atacağımız adımı biz halkımız için atıyoruz, biz milletimiz için atıyoruz. Ve üçüncü köprüyü niye yaptık? Ağır vasıtalar oradan gitsin, iki ve bir rahatlasın, İstanbul’un ulaşımı rahatlasın diye bu adımları attık. Ama bunların böyle bir derdi var mı? Yok.
Şimdi sağlıkta şehir hastanelerini niye yapıyoruz? Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. Ya benim Ahmet’imin, Mehmet’imin, Ayşe’min, Fatma’mın sağlığı hiçbir şeyle mukayese edilmez. Dolayısıyla hemen herhangi bir hastaneye gittiği zaman huzur içinde gitmeli, rahat olacak. Gidecek tedavisini orada rahatlıkla yaptıracak. Ama bunların böyle bir derdi yok. Biz dertliyiz dertli, farkımız bu. Sağlıkta bütün bunların adımlarını attık. Peki adalette, emniyette, Türkiye’de adalet kurumlarının fiziki imkanlarını en ideal şekle getirdik, emniyeti en ideal şekle getirdik.
Kardeşlerim; ulaşımda 79 senede Cumhuriyet tarihinde 6100 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz 16 yılda 20 bin kilometre bölünmüş yol buna ilave ettik. Bak nereden nereye. Şu anda yüksek hızlı tren var mı? Var. Ama bakıyorsun çıkmış bir tanesi Sivas’ta ne diyor? Sivaslı var mı burada? Bir göreyim Sivaslıları. Ne diyor biliyor musun? Yüksek hızlı teni hemen kaldırırım. Niye kaldırıyorsun? Yüksek hızlı tren göçü artırırmış. Allah rahmet etsin, Erbakan Hoca hayatta olsaydı inan ilk önce bunları partisinden tasfiye ederdi. Ya Hoca hızlı trenden bahsederdi, bunlar ise hızlı treni kaldırmaktan bahsediyor. Kardeşlerim; modern dünya neyi yapıyorsa, biz de onları yapıyoruz ve yapacağız.
Kaç tane havalimanı vardı biliyor musunuz biz geldiğimizde? 25. Şimdi 59 havalimanı var. Buradan artık istediğiniz yere lüks otobüs fiyatıyla uçakla gidebiliyor musunuz? Bak nereden nereye geldik ya.
Evet gördüm, Sivasspor. Sivas’a stadı kim yaptı? Biz yaptık, biz buyuz ya, biz buyuz.
Türkiye’yi, bütün şehirleri statlarla donattık.
Ve değerli kardeşlerim, havalimanının dışında, şimdi en önemli havalimanımız neresi, 1 numara, hemen burada, komşumuz, dünyanın ilkleri arasında İstanbul üçüncü havalimanı inşallah 29 Ekim’de açılıyor. Geçen gün oraya iniş yaptım ve iftihar ettim. İnerken Rabbime hamd ettim; ya Rab, bize bugünleri de gösterdin dedim. Çünkü 10,2 milyar avro ile burası yapılıyor. Evet, ben muhalefete diyorum ki; bak bunları biz milli bütçeden yapmadık ha, bunları biz kamu-özel ortaklığıyla yaptık ve bizim yerli bankalarımız da buna girdi, yurt dışından da girenler oldu ve böylece burayı yaptık. Şu anda 30 bin kişi orada çalışıyor. İşletme başladığı zaman orada 100 bin kişi istihdam edilecek; ya bunlar bunu anlamaz ki. Ve hepsinden öte hamdolsun bizim markamız olacak o, markamız. Dünyaya biz burayla bir defa havamızı atacağız. 2023’te yolcu sayısı ne olacak biliyor musunuz? 150 milyon. Şimdi ilk etapta 90 milyon ve 150 milyon olduğu zaman 1 numara olacağız, bu markadır, Türk Hava Yolları marka olacak. Zaten şu anda dünyada en fazla destinasyona, yani noktaya uçan hava firması hangisi? Türk Hava Yolları. Hepsini geçtik, şimdi daha iyi olacak. Ve değerli kardeşlerim; ulaşımdaki karada, havada attığımız bu adımlarla beraber tabii bizim asıl hedefimiz, inşallah kültür-turizmde de iyi bir noktaya doğru gidiyoruz. Bakın bu yıl bütün engellemelere rağmen turist sayısı ne biliyor musunuz? 40 milyon, buraya doğru gidiyoruz.
Bir diğer adım, tarımda iyiyiz, daha da iyi olacağız. Ve değerli kardeşlerim; dış politikada artık emir alan değil hem masada, hem alanda olan bir Türkiye var.
Terörle mücadelede siz Bay Muharrem’in ağzından bir şey duydunuz mu? Bay Kemal’den duydunuz mu? Ya aday oldu, ilk ziyaret ettiği yer neresi? Edirne’de gitti Demirtaş’ı ziyaret etti. Ya kim bu adam? 7 Haziran’da dökülün sokağa diyen ve benim 53 tane Kürt kardeşimi Diyarbakır’da ölümüne neden olan kişi değil mi?
Ben buradan tüm Kürt kardeşlerime sesleniyorum; sakın ha bu oyuna gelmeyin. Kardeşlerim, bizde Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Roman, Gürcü, Abaza vesaire böyle bir ayrım var mı? Var mı? Bütün Türkiye duysun, var mı? Ya biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmedik mi? Biz bir olacağız, beraber olacağız ya. Bize ayrılık yakışmaz, bize gayrılık yakışmaz. Bunu başarmamız lazım. Onun için Esenyurt’tan öyle bir ses gelsin ki, bir defa bizi Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, bölmek isteyenlere; hayır, biz biriz, biz beraberiz ve biz Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşıyız. Kürt devleti kuracaklarmış, nereden çıktı bu ya? Kürt kardeşlerimin de Türkiye Devleti’nden başka devleti yoktur. Bu oyunu da bozacağız.
Gitti icazet aldı Bay Muharrem. Nereden? Edirne’den Demirtaş’tan. Efendim, işte onun hakkıymış. Çıkıyor diğerleri, onun da arazide olması gerekirmiş. Ya insanın ölümüne sebep olan böyle bir kişinin arazide ne işi var? Partiden bir tane adayı bulamadılar mı, bir aday çıkarmadılar mı? Demek ki çok fakirler bu noktada, öyle mi?
Kardeşlerim; şu anda biz Afrin’de teröristlerin üzerine bindik mi? Suriye’nin kuzeyinde bunlar inadına bir şey söylüyorlar, Kürt koridoru. Hayır, orada bir Kürt koridoru yok, orada terör koridoru var. Biz bu terör koridorunu ne yaptık? Yok ettik. Afrin’e girdik mi? Girdik, 4700’e yakın teröristi etkisiz hale getirdik. Cerablus’a girdik mi? Girdik, 3 bin civarında DEAŞ’lıyı derdest ettik. Şimdi Irak’tayız. Ve ne diyor Bay Muharrem? Kandil’e giremezler diyor. Ne oldu? Girdik, şu anda Kandil’deyiz, tepesine tepesine bindik mi? Bindik. Şimdi kaçacak delik arıyorlar, girecek delik arıyorlar. İlk operasyonda 20 uçakla 10 noktayı vurdu, bütün cephanelikleri filan yok ettik. İkinci operasyonda daha da ileri gittik. Yaptığımız ne? Orada da toplantı halinde olan, bakın bu çok önemli, lider kadrodan 35 kişiyi etkisiz hale getirdik, bu çok önemli. Ve şimdi anladılar ki, ha güvenlik güçleriyle Türkiye’nin baş edilmez.
Kardeşlerim; terörle el ele Ankara’dan İstanbul’a Bay Kemal terör örgütlünün destekledikleriyle beraber yürüdü mü? Yürüdü. Öyleyse bu oyunu hep beraber bozacağız, yarın bozacağız. Fazla zamanımız yok, saatler konuşuyor artık. İnşallah yakın akşam şu mutluluğu hep beraber yaşamalıyız değil mi?
Öyleyse bir şey yapacağız, unutmayın, vakit dar, 4 ilçeye daha gideceğim, onun için şu Rabia’mızı bir yapalım.
Ben diyorum ki, bütün kardeşlerime sesleniyorum, CHP’ye gönül verenlere de, AK Parti bununla özel çalışması lazım, saadete gönül verenlere de, İyi Partiye gönül verenlere de, HDP’ye gönül verenlere de, zaten biz Milliyetçi Hareket Partisiyle bir ittifak halindeyiz ve bu ittifakla cumhur ittifakını zafere taşımaya hazır mıyız? Özellikle Mecliste güçlü bir grup oluşturmaya hazır mıyız?
Değerli kardeşlerim; cumhur ittifakını inşallah çok güçlü bir şekilde sandıktan çıkaracağız, tamam.
Öyleyse Rabia.
Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…
Bunun için, bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız…
Sağ olunuz, var olunuz.
Bütün akraba, komşu, yakın herkesi toplayacağız, sandığa götüreceğiz, tamam? Rehavet yok, ihmal yok. Telefonlarınızla Anadolu’da, memleketteki bütün akrabaları muhakkak arayın, onlarla beraber inşallah bunun ehemmiyetini onlara da hatırlatın.
Sağ olun, var olun, Allah yar, yardımcımız olsun inşallah.