Cumhurbaskani Erdogan’in Eskisehir’de halka hitabinin tam metni
Saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler, sevgili gençler; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle muhabbetle selamlıyorum.
Zeytine yemin olsun, emin beldeye yemin olsun ki biz hayırlı bir yoldayız. Ve şu anda Afrin yolunda olanlara Allah’tan yardımlar diliyorum. Rabbimden nusretin yakın olmasını diliyorum.
İnşallah gerekli olduğunda başta şahsım ve hep birlikte o yola gireriz. Ve şu anda Mehmet’imiz zaten o yolda. Ne dediler? Düğüne gidiyoruz, değil mi? Bizim için o yollar adeta düğün yoludur. Ve şu anda da büyük bir mücadele sabah itibariyle bin 595 terörist etkisiz hale getirilmiştir. 31 Mehmetçiğimiz ve 60 kadar Özgür Suriye Ordusu’ndan kardeşlerimizle yaklaşık 91 şehidimiz var. Allah’ın izniyle zafer her an daha yakın. Ne buyuruyor Rabbimiz: “…” İnşallah fetih yakındır, müminlere müjdele. Ve biz de bu yolda şu anda inanarak yürüyoruz, ilerliyoruz ve bu müjdeye doğru koşuyoruz. Rabbim şehitlerin hürmetine inşallah bu zaferi bizlere lütfedecek. Ve tereddüt etmiyoruz, imanımız var, inanıyoruz. Ve bu teröristler karşısında bu inançlı askerimiz, inançlı Mehmet’imiz bu imanlı milletimizin dualarıyla zaferi kucaklayacak. Ne diyor şair? Dua dua, işte o duanın hürmetine bunu yakalayacağız.
Kardeşlerim; her şeyden önce bu güzel anlamlı günde Eskişehir’imizin 6. Olağan Kongresinde sizlerle büyük bir coşku, büyük bir heyecanla biraradayız. Ve bugün inanıyorum ki bu kongreden çok daha güçlü çıkacağız.
Fakat artık sizden beklentimiz farklı; 1 yıl sonra yerel seçimler olacak değil mi, Mart 2019. Ardından Kasım 2019 Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimi. Bu seçimlere hazır mıyız?
Şimdi önce Ana Kademeye soruyorum, hazır mıyız? Kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?
Hanımlara sesleniyorum; kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?
Gençler, size sesleniyorum; üniversitelerde, liselerde tüm gençlerle buluşmaya var mıyız?
Durmak yok… Evvel Allah.
Gençler, yola çıkarken ne demiştik, hatırlayın; uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece. Az önce Afyon’daydık ve Afyon’dan yola çıkmıştık, tıpkı Kocatepe’ye çıkar gibi çıkmıştık. Şimdi de aynı şekilde bu yola çıkıyoruz. Ve Eskişehir inşallah Mart 2019’da bu değişimi gerçekleştirecek.
Tüm ilçelerde nasıl gerçekleştirdiyse, büyükşehirde de gerçekleştirecek. Buna hazır mıyız? Ve bu hizmetlerin çok daha fazlasıyla Allah’ın izniyle biraz sonra detaylarına varıncaya kadar inşallah salondaki konuşmamda anlatacağım, sizler de dev ekrandan bunları izleme fırsatını bulacaksınız.
Bakınız ekonomide attığımız adımlar ortada. Türkiye’yi üç kat büyüttük, 3 bin 500 dolardan 11 bin dolara çıkardık. Ve IMF’e 23,5 milyar dolar borcumuz vardı, şimdi sıfırladık. Onlar bizden borç istiyor. Ve 5 milyar avro borç istediler. Arkadaşlar sordu, verelim mi? Verin dedi. Fakat baktılar ki bu Türkler kararlı, istemediler. Çünkü veren el alan elden üstündür. Merkez Bankası 27,5 milyar dolar rezerve sahipti, hamdolsun şimdi 120 milyar dolar. Büyüyoruz, düşünün 25 havalimanı vardı, şimdi 57 havalimanı var, nereden nereye? Ve ilk yüksek hızlı treni biz yaptık biz. Cumhuriyet tarihinde bu bize nasip oldu. İlk olarak da nereye? Eskişehir’e. Eskişehir herhalde bunun kadri kıymetini anlamıştır. Biliyor. Ve şimdi artık her tarafa dağılıyoruz, Konya’dan tut diğer yerlere varıncaya kadar. Daha iyi olacak, niye? Modern Türkiye’ye ne layıksa bunu yapıyoruz. Öyle lafla peynir gemisi yürümüyor.
Hiç şüphem yok, şimdi ben size bir müjde vereceğim, nedir o? Rabia’mız. Rabia’mız, bu çok önemli, bazıları bu işareti anlamaz, varsın anlamasın. Ama bizim Rabia’mızda ne var ona bakalım.
Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet.
Kardeşlerim, nüfusumuz ne oldu? 81 milyon, öyle mi?
Kardeşlerim, arka arkaya atamalar geliyor ve bizim dönemimizde yapılan atamalar hiçbir dönemde yapılmadı, yine gelecek inşallah. Bakın 75 kişilik sınıflarda okuduk, ah kızım ah, 75 kişilik sınıflarda. Şimdi 30 kişilik sınıflar neredeyse yok gibi, daha aşağısı var ve bütün bunlara bu dönemde biz öğretmenlerimizi atayarak yola devam ediyoruz. Ve şu anda Türkiye genelinde ortalama ne biliyor musunuz? 23. Sınıfların dolulukta 23. Nereden nereye. Artık sıraların üzerinde kitaplarımız var mı? Ücretsiz olarak var mı? Ya biz kitap-kırtasiye dükkânlarının önünde kuyruğa girerdik kitabımızı bulamazdık. Ve teksir kâğıtlarıyla biz ders okuduk ya, nereden nereye geldik. Ama bu bir iane değildir, görevimizi yaptık ve daha iyisini yapacağız.
Sevgili kardeşlerim; bunun yanında tek bayrak. Şu bayrağı görüyorsun değil mi, eşi-benzeri evvel Allah yok. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin ta kendisi.
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. İşte şehidimizin kanıyla bu topraklar ne oldu? Vatan oldu.
Dört, tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet tanımıyoruz. Ne diyorlar, paralel devletmiş; hale bak, rezilliğe bak, rezilliğe bak. Senin devletin herhalde Pensilvanya. Gelsene vatana, niye gelemiyorsun? Pensilvanya’da, orada besleme. Arkalarında duranlar da belli. Ama ne demiştik? İnlerine gireceğiz. Girdik mi? Girdik. PKK’nın girdik mi? Girdik. Giriyor muyuz? Giriyoruz, gireceğiz. Niye? Bu milletin huzurunu kaçıramazlar. Bu milleti parçalamaya çalıştılar, bu ümmeti parçalamaya çalıştılar, muvaffak olamayacaklar. İyiyiz, diriyiz, daha iyi olacağız.
Ve değerli kardeşlerim; 780 bin kilometrekareyle tek vatan ve tek devlet, buradan taviz vermeyeceğiz.
Şimdi bütün bu Rabia’yla birlikte hep beraber coşkuyla bir şey söyleyelim.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum, kalın sağlıcakla diyorum, çok teşekkür ediyorum.